Bölüm 3 / 15
Bal ve Zehir
Mavi bir adım geri çekildi, sisin soğuğu ciğerlerine doldu. Berkay'ın gözlerindeki açlık Aras'ındakinden farklıydı: dizginsiz, sabırsız.
"Senin özgürlük tanımın ne?" Mavi'nin sesi serin çıktı, şalını düzeltti.
Berkay, dişlerini gösteren bir gülümsemeyle yanıtladı. "Zorunlu bağ, gizlenmiş bir kölelik. Ben sana eşit ortaklık teklif ediyorum."
"Ne karşılığında?" Mavi sordu.
"Sadakat. Ve kokunun gücü." Berkay elini havaya kaldırdı, sis parmaklarının arasından aktı. "Birlikte Aras'ın tahtını sarsarız."
Mavi cevap vermedi; Leyla'nın sözü zihninde çarpıştı: "Berkay güvenilmez." Cepteki notun ağırlığını hissetti.
"Süren dolunay gecesine kadar." Berkay sise karışırken ekledi. "Bekleyeceğim."
Ertesi gün, okul çıkışında Aras Mavi'yi bahçe kapısında durdurdu. Öğrenciler çoktan dağılmıştı. "Erten, resmi koruma protokolün başladı," dedi; gözleri soğuktu.
Mavi'nin midesi düğümlendi. "Bu ne demek?"
"Sana zarar gelmeyecek. Ama özgürlüğün kısıtlanacak." Aras'ın tonunda pazarlık yoktu. "Dolunayda bağ töreni var. O zamana kadar benim sorumluluğumdasın."
Mavi çenesini kaldırdı. "Ya reddedersem?"
Aras bir an duraksadı, sonra kestirip attı: "O zaman sürü seni reddeder. Berkay'ın koruması sandığın kadar masum değil."
Gece Nigar Nine'nin kulübesinde ateş çıtırdı; duvarlarda kurutulmuş ot demetleri asılıydı. Mavi tahta sedire oturdu, kemikleri sızlıyordu.
Nigar Nine kaynayan kazandan bir tas aldı, Mavi'nin önüne koydu. "İç. Dönüşüm sancılarını hafifletir."
Mavi tası tuttu, buhar yüzüne değdi. "Aras beni işaretledi mi?" diye sordu.
Nigar Nine'nin gözleri kısıldı. "Evet, Aras seni işaretledi, kızım. Bu bağ kaçınılmaz."
Mavi tası dudaklarına götürdü; nefesi titredi, düşünceleri darmadağındı.