Bölüm 8 / 34
8
Öğleden sonra, kendime bile açıklayamadığım bir dürtüyle işi yarıda bırakıp okula gittim.
Mizgin'in anaokulu, şehrin sakin bir mahallesinde, bahçeli, sarı boyalı bir binaydı. Normalde onu Hasan alırdı. Ben iki yıldır bir kere bile gitmemiştim. Kapıda velilerin arasında durduğumda bir iki kişi bana tanıyarak baktı, birisi hafifçe başını salladı. Kendimi fazla uzun boylu, fazla iri, fazla yersiz hissettim.
Zil çaldı, çocuklar boşandı. Renkli çantalar, minik ayakkabılar, cıvıl
