Bölüm 18 / 50
Şeytanın İnine İniş
Tünelin içinden yükselen o hafif, buz gibi hava akımı tenimi ürpertiyordu.
Roman, bir an bile tereddüt etmedi. Ceketini yere fırlatıp metal ızgaranın kenarlarına tutundu. Siyah gözleri zifiri karanlıkta aç bir kurdun gözleri gibi parlıyordu. Bana dönüp fısıldadı: "Burada kal. Ben o piç kurusunun işini bitirene kadar aşağıya adımı bile atma."
"Asla," dedim elini tutarak. Parmaklarım onun terli ve kanlı avucuna kenetlendi. "Seni orada tek başına bırakmayacağım. Bu oyun ikimiz
