Bölüm 37 / 50
Limandaki Şeytanlar
Deponun devasa paslı kapılarından süzülüp üst kattaki asma kata çıktığımızda, aşağıda dönen tiyatroyu net bir şekilde görebiliyorduk.
Ortadaki boş, beton alanda tek bir spot ışığı yanıyordu. Işığın tam altında, çelik bir sandalyeye kalın halatlarla bağlanmış olan Arthur duruyordu. Kusursuz yüzü morluklar içindeydi, pahalı takım elbisesi yırtılmıştı ama o hala... hala iğrenç bir şekilde kahkaha atıyordu.
Babam, elleri kürk paltosunun ceplerinde, Arthur'un etrafında bir akbab
