MyStoryBölüm 2 / 18

Bölüm 2 / 18

Buzdan Sözler

Kapıya doğru adım atarken kararım düğümlenmişti. Kapıyı açtığımda Emre sırılsıklamdı; siyah saçları alnına yapışmış, kıyafetleri buruşuktu. Beni görünce elleri havada kaldı.

"Zeynep, açıklayabilirim." Sesi çatallıydı.

Gözlerimi onunkilere kilitledim. "Bay Demir, geç oldu." Sesim soğuktu. Emre irkildi; soyadıyla hitap etmem suratına çarpan bir tokattı.

"Lütfen, sadece beş dakika." Elini kapıya dayadı, içeri girmeye çalıştı. Ben eşikte durdum, bedenimle engel oldum. "Dinlemek istemiyorum."

Emre'nin çenesindeki kas seğirdi. "O zaman neden açtın kapıyı?"

Cevap vermedim. Sırtımı dönüp yatak odasına yürüdüm, kapıyı kilitledim ve kapıya yaslandım. Hıçkırıkları bastırmak için elimi ağzıma bastırdım. Pencereden süzülen yağmur yatağın boş tarafına vuruyordu.

Sabah olduğunda tavana bakıyordum; uyumamıştım. Salondan hafif bir horultu geliyordu. Aynadaki yansımama baktım: saçlarım dağılmıştı ama gözlerimde dün geceden kalan kırılganlık yerini berraklığa bırakmıştı. Yüzümü soğuk suyla yıkadım.

Salona çıktığımda Emre koltukta kıvrılmış, ceketini yastık yapmıştı. Uyandığımı fark edip doğruldu.

"Zeynep..." diye başladı.

Elimi kaldırıp susturdum. "Bir hafta." Sesim sakindi, proje tartışırkenki tondan. "Ya bana tüm gerçeği anlatırsın, ya da boşanma davasını açarım."

Emre soldu. "Ne gerçeği? Sadece bir hataydı, Sıla"

"Sıla'yı bulaştırma buna." Gözlerimi kısmamdan sonra ekledim: "Bir hafta, Bay Demir. Sonra kararımı veririm."

Cevap vermesini beklemeden çantamı alıp kapıya yöneldim. Asansörde telefonumu çıkardım, Sıla'yı aradım. İkinci çalmada açtı.

"Zeyno, canım, dün gece" Sesi sahte bir telaşla titriyordu.

"Buluşmamız gerek. Bugün, her zamanki kafede." Sözünü kesip kapattım. Ekranda kendi yansımam belirdi: ifadesiz, hesaplayan bir yüz.

Kafeye vardığımda Sıla köşedeki masada oturuyordu, fincanıyla oynuyordu. Beni görünce ayağa fırladı, gözleri doldu. "Beni yanlış anladın, yemin ederim hiçbir şey—"

O sırada masadaki telefon titredi; Sıla refleksle kapattı. Ben gördüm: ekranda Emre'nin adı yazıyordu.

Devamını Oku
Okumaya Devam Et