Bölüm 3 / 8
Gizemli İtiraflar
Sen, Selin'in söyledikleri aklında dönüp dururken, kafası karışmış bir halde apartmanda gezinmeye başladı. Luka'nın kapısını çalmayı düşünüyordu ama içindeki ses bir adım geri durmasını söylüyordu. Ancak merakı ağır basıyordu. Daha fazla bekleyemezdi. Birkaç derin nefes aldıktan sonra cesaretini topladı ve Luka'nın dairesine doğru ilerledi.
Kapının önünde durdu ve hafifçe tıklattı. Birkaç saniye sonra kapı açıldı ve Luka'nın dikkat çekici yüzüyle karşılaştı. Gözlerinde bir şey vardı, sanki düşüncelerini okuyabiliyordu. "Sen, burada olman beni şaşırttı," dedi Luka, sesi derin ve etkileyiciydi.
"Sana bir şey sormak istiyorum," dedi Sen, sesi titrek ama kararlılıkla doluydu. Luka'nın ifadesi biraz değişti, ama Sen devam etti. "Dün gece seni pencereden gördüm. Kanla kaplıydın. Bu ne anlama geliyor?"
Luka bir an duraksadı, ardından derin bir nefes aldı. "Sana anlatmam gereken çok şey var," dedi, gözleri Sen'in gözlerinin içine bakıyordu. "Ama bilmen gereken ilk şey, ben düşündüğün kişi değilim."
Sen, Luka'nın sözleri karşısında şaşkınlığa uğradı. Bu, beklediği bir cevap değildi. Luka'nın kim olduğuna dair kafasında binbir senaryo canlanıyordu. "Neden bana bunları anlatıyorsun?" diye sordu, biraz daha yaklaşıp.
"Çünkü seninle bir bağımız var," diye cevapladı Luka, sesi yumuşak ama bir o kadar da otoriterdi. "Ve bu bağ bizim geçmişimize dayanıyor."
Sen, duydukları karşısında şaşkına döndü. "Geçmiş mi? Ne geçmişi?" diye sordu, kafası karışık bir halde.
Luka, Sen'e doğru bir adım attı ve alçak bir sesle, "Sana her şeyi anlatacağım, ama önce güvenini kazanmam lazım," dedi.
Tam o sırada, koridorun sonunda bir gölge belirdi. Selin hızla yanlarına yaklaşırken, "Sen, burada ne yapıyorsun?" diye sordu.
"Luka'nın geçmişi hakkında konuşuyorduk," diye cevapladı Sen, gözlerini Luka'dan ayırmadan.
Selin, Luka'ya şüpheyle baktı. "Bu iyi bir fikir mi emin değilim," diye mırıldandı.
Ama Luka, sakinliğini koruyarak, "Bazen karanlık sırları açıklamak en doğrusu olur," dedi.
Selin, bu sözler karşısında biraz yumuşadı ama hala temkinliydi. Sen, iki arkadaşının arasında kalmış gibi hissediyor, ama Luka'nın söylediklerini duymak için yanıp tutuşuyordu.
Sonunda Luka, "Gel, sana her şeyi anlatacağım," dedi ve dairesinin kapısını açarak içeri davet etti.
Sen, tereddütle içeri adım attı, ama kalbi bir yandan da merakla doluydu. Luka'nın dairesi, beklediğinden daha sade bir yerdi. Ama havada hissedilen tuhaf bir enerji vardı.
Oturduklarında, Luka derin bir nefes alarak konuşmaya başladı. "Bana karşı dikkatli olmanı anlıyorum, ama bilmen gereken şeyler var," dedi. "Geçmişte senin hayatını kurtardığımda, aramızda bir bağ oluştu."
Sen, duyduklarına inanamıyordu. Luka'nın sözleri, kafasındaki parçaları birleştirmeye başlamıştı. Ama daha fazla bilgiye ihtiyacı vardı. Luka'nın neden böyle bir şey yaptığını anlamak istiyordu.
Tam o sırada, Luka'nın telefonu çaldı. Arayan Can'dı. Luka, telefonu eline alarak, "Bunu cevaplamam lazım," dedi.
Telefonu açtığında, Can'ın sesindeki tehditkarlık odayı doldurdu. "Eğer bunu yapmazsan, her şeyi anlatırım."