Bölüm 4 / 8
İlk Şüphe
Ertesi gün Kaan’ın sağ kolu Rüzgar yanıma geldi.
“Lara’yla konuşmak istiyor patron,” dedi.
“Lara mı?” diye sordum.
Rüzgar başıyla onayladı. “Kaan’ın eski… arkadaşı.”
Kaan’ın odasına girdiğimde içeride güzel bir kadın vardı. Sarışın, uzun boylu, kendinden emin.
Kaan masasında oturuyordu. Lara ise koltukta.
Beni görünce Kaan’ın ifadesi değişmedi. Ama Lara’nın gözleri daraldı.
“Bu mu yeni sekreterin?” diye sordu Lara.
Kaan başıyla onayladı. “Seren. Tanışın.”
Lara ayağa kalktı ve yanıma geldi. Bana sırıttı. “Güzel kızsın. Umarım uzun süre kalırsın.”
Ses tonunda bir tehdit vardı.
Odayı terk ederken Kaan’ın gözlerinin üzerimde olduğunu hissettim.
Akşam eve giderken bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numaradan:
“Burada uzun süre kalamayacaksın Seren. Kaan seni izliyor. Ve ben de.”
Kalbim durdu.
Kimdi bu?
Ertesi gün Kaan beni evine çağırdı.
İstanbul’un en lüks semtlerinden birindeki villasına gittim. Kapıyı Rüzgar açtı.
Kaan salonda bekliyordu. Siyah gömlek giymişti. Elinde viski bardağı vardı.
“Yaklaş,” dedi.
Yaklaştım. Kaan viski bardağını bana uzattı. İçtim.
“Neden buradayım?” diye sordum.
Kaan bardağımı aldı ve masaya koydu. Sonra beni duvara yasladı. Eli boğazıma gitti ama sıkmadı. Sadece tuttu.
“Çünkü ben istiyorum,” dedi.
Dudakları boynuma indi. Isırdı. Emdi. Ben inledim.
Eli eteğimin altına girdi. Külodumu indirdi. Parmakları ıslaklığımı buldu.
“Zaten hazırısın,” diye mırıldandı.
Sertçe iki parmağını içime soktu. Ben duvara yapıştım. Kaan’ın parmakları hızlı ve derin hareket ediyordu.
“Kimsin sen gerçekten Seren?” diye sordu kulağıma.
“Ben… sadece sekreterim,” dedim nefes nefese.
Kaan’ın parmakları durdu. Gözlerimin içine baktı. “Yalan.”
Sonra beni kucakladı ve merdivenlerden yukarı taşıdı. Yatak odasına götürdü.
O gece Kaan beni yatağa yatırdı. Üzerime çıktı. Gömleğini çıkardı. Vücudu kaslı ve dövmelerle kaplıydı.
İçime girdiğinde inledim. Sert ve derin giriyordu. Her itişte “Sen benimsin” diyordu.
Orgazm olurken adını bağırdım.
Kaan da içime boşaldıktan sonra üzerime yattı. Nefesi ensemdeydi. “Sen benimsin Seren. İster istemez.”
O gece Kaan’ın kollarında uyudum.
Ama uykumda bir ses duydum.
Kaan’ın telefonu çalmıştı. Konuşuyordu.
“Evet… o burada. Hayır, henüz bilmiyor. Ama öğrenecek.”
Kalbim durdu.
Ne öğrenecektim?
Sabah uyandığımda Kaan yanımda yoktu.
Aşağı kata indim. Mutfakta kahve içiyordu.
“İyi uyudun mu?” diye sordu.
“Evet,” dedim.
Kaan kahvesini bitirdi. Sonra yanıma geldi. Eli çeneme gitti. “Bugün ofise gelme. Evde kal.”
“Neden?”
Kaan’ın gözleri karardı. “Çünkü ben öyle istiyorum.”
O gün evde kaldım. Akşam Kaan geldiğinde yanında Rüzgar vardı.
Rüzgar elinde bir dosya tutuyordu.
Kaan dosyayı masaya koydu. “Aç,” dedi.
Dosyayı açtım.
İçinde fotoğraflar vardı.
Babamın cesedi. Şirketin iflas belgeleri. Ve… benim fotoğraflarım.
Altı yıldır Kaan’ın beni izlediğini gösteren fotoğraflar.
Kalbim durdu.
Kaan yanıma geldi. “Şaşırdın mı?”
Sesim titredi. “Sen… beni izliyordun.”
“Evet,” dedi Kaan. “Altı yıldır.”
“Neden?”
Kaan’ın eli belime gitti. Beni kendine çekti. “Çünkü sen benimsin. Daha o zamanlar bile.”
Gözlerimin içine baktı. “Babamın ölümünden sonra intikam almak için plan yaptığını biliyordum. Ve seni izledim. Her adımı.”
Elim titriyordu. “O zaman neden beni yanına aldın?”
Kaan’ın dudağı kıvrıldı. “Çünkü seni cezalandırmak istedim. Ve… çünkü seni istiyordum.”
O gece Kaan’ın evinden kaçtım.
Sessizce çıktım. Taksi çağırdım. Evime gittim.
Kapıyı kilitledim. Kalbim deli gibi atıyordu.
Her şey mahvolmuştu.
Kaan her şeyi biliyordu.
Planım… her şey.
Telefonum çaldı.
Bilinmeyen numara.
Açmadım.
Mesaj geldi:
“Kaçamazsın Seren. Nereye gidersen git, seni bulurum. Kaan”
Kapı çalındı.
Kalbim durdu.
Kapıyı açmadım.
“ Aç kapıyı Seren,” dedi dışarıdan Kaan’ın sesi.
“Git!” diye bağırdım.
“Son şans. Açmazsan zorla gireceğim.”
Kapı kırıldı.
Kaan içeri girdi. Rüzgar da yanındaydı.
Kaan yanıma geldi. Eli boğazıma gitti. “Bir daha kaçma.”
Gözlerim doldu. “Neden… neden beni istiyorsun?”
Kaan’ın eli boğazımdan yanağıma gitti. “Çünkü sen benimsin. Ve ben seni bırakmam.”
O gece Kaan beni kendi evine götürdü.
Ve bu sefer zincirlemedi ama kapıları kilitledi.